Cem Yılmaz'la otomobil test etmek istiyorum
Cem Yılmaz bugünkü pazar ekimizde benimle film çekmek istediğini söylemiş. İkimiz de güzel otomobilleri seviyormuşuz ve çok ortak noktamız varmış.
Doğru söylemiş.
Ben de çok komiğim. Onun kadar yakışıklıyım. Hatta ondan uzun boyluyum ve zayıfım.
Film işinden pek anlamam ama isterse gelsin birlikte otomobil testi yapalım.
Alırım anahtarını haberi olsun.
DİZAYN ÇOK RETRO, ÇOK MODERN
Küçük otomobilleri pek sevmezdim gençken.
Yani çok uzun zaman önce.Aklıma bizim Ayı Etem'in Mini Cooper'ı gelirdi belki ondan. Kötü anılarımız vardı.
Yıl 1979 muydu neydi.5 kişi doluşup Bebek Kahve'ye gitmiştik mektepten çıkıp.Ayı Etem, Ayı Mustafa, ben. İki kişi daha vardı. Bizim kadar olmasa da onlar ayıcaydı.Bebek kahvenin önünde o zaman bir benzinci vardı. Orada o zamanın Mini'sinden 5 kişi inince Bebek kahvede oturanlar gülme komasına girmişti.Biz de "Daha da Bebek kahveye gelmeyiz" moduna geçmiştik.Bu yüzdendir herhalde gençliğimde minik otomobilleri sevememem.![]()
Oysa İtalya'da durum pek de kötü değildi anımsadığım kadarıyla.
Roma sokaklarında bir dolu Cinque cento dolaşırdı ve hepsinde nedense güzel kızlar ya da yakışıklı oğlanlar olurdu. Onlar da doluşurdu Fiat'in cinque centolarına. Kimse gülmezdi.Ama galiba Bebek ahalisi bunu bilmiyordu.Neyse yıllar her şeyi değiştirdiği gibi minik otomobilleri de değiştirdi.Retro modası başladı.
Bir dönem bizi madara eden Ayı Etem'in Mini'si büyüdü, havalı bir otomobil oldu.Sonra bu modaya Fiat'in meşhuur, 500'ü de uydu.O da karşımıza yeni hali ama eski adıyla çıktı.Aslına bakarsanız biz bu otomobili deneyeli epey oldu. Kötü günler için sakladığım bir otomobildi.Kar yağdı, buz oldu. Bu hafta test yapamayınca bir süre önce denediğimiz FİAT 500'ü bugüne yazmak nasip oldu.
Fiat 500'ü ilk olarak önceki yıl otomobil fuarında gördüm.
Eski 500'lerden hayli büyüktü ama havası aynıydı. Sanki hormonlanmış ve irileşmişti.
500'e ya a ilk görüşte bayılıyorsunuz, ya da ilk görüşte nefret ediyorsunuz.Ben o gün fuarda gördüğümde bayılmıştım. Hele bir kırmızısı vardı ki, Alfa'nın Mito'suyla o gün en beğendiğim otomobiller olmuşlardı.
Ancak Test için geldiğinde ilk soru "Ben bu otomobile sığar mıyım" oldu.Sığdım.
İkinci soru "Ben sığdım da Rahşan sığar mı?" oldu.
İnanmayacaksınız ama o da sığdı.
Böylelikle Rahşan Gülşan'la otomobil testlerindeki birlikteliğimiz bozulmamış oldu.
İçi hayli geniş ve rahat. Koltuklar sportif ama konforlu. Bacak mesafesi yeterliden öte. Arka taraf biraz daha dar ama rahatsız edecek kadar değil.
Bizdeki 500'ün tavanı Skydome dedikleri türden. Yani cam. Sadece bir perdeyle kapanıyor. Geceleri ve kışın iyi olabilir de, yazın sera etkisi yapar ve air condition yetersiz kalır diye düşünüyorum.
Yine de şık.
Ön konsol, göstergeler, vites kolu, müzik sisteminin görüntüsü falan çok şık. Otomobilin içi çok eğlenceli. Göze hoş gelmeyen bir şey yok. Tek kusuru fazlaca genç ya da fazlaca feminen olması.
Ama delikanlıyı bozacak kadar değil. Tabii bizim kullandığımızdaki sedefli iç döşeme ve boya biraz bozabilir.
Otomobilin standardı çok yüksek. Çarpışma testlerinde hayli başarılı olmuş. 7 hava yastığı standart.
Müzik sistemi ile entegre "blue and me" sistemi SMS bile alıyor ve size sesli olarak okuyor. USB girişi de var ama neye yaradığını ben bilmem. Rahşan bilir. Merak ediyorsanız mail atın sorun. Otomobillerde böyle abuk sabuk şeylere karşıyım. Otomobil otomobildir. USB de neyin nesi.
Bu arada söylemeden geçmeyeyim müzik sistemin sesi de hayli iyi.
500'de Motorlar iki seçenekli. Biri 1,2 69 beygir. Hiç tavsiye etmem.
Bizim kullandığımız ise 1,4 100 beygir. Tavsiye ederim. Gayet iyi gittiği gibi, 100 kilometrede 6 litre benzin yakıyor.
Motor şanzıman uyumu süper değil. Otomobil ekonomik olsun diye 6 ileri bir şanzıman takmışlar. Ekonomik olmuş ama sık sık vites değiştirmeyi gerekli kılmış.
Bu arada acayip bir şey de vardı. Sport düğmesine basınca otomobilin gücü 5 beygir artıyor. Bayağı fark yaratıyor.
Yokuşlarda kalkış için hill holder sistemi var. Arkaya kaymıyorsunuz.
Farlar gayet iyiydi. 15 inch jantlar şıktı. Yakıt deposu 35 litre ile hayatımda gördüğüm en küçük depoydu ve bununla 500 kilometre yol yapabilirsiniz. Efendi kullanırsanız bu mesafe daha da uzar.
Yol tutuş başarılı. Rahşan çok başarılı buldu ama ben başarılı demekle yetineceğim.
Otomobil içeriye fazla gürültü almıyor. Şehir içinde hiç almıyor.
Verdiği duygu keyifli. Değişik bir otomobil sürmenin tadını çıkarıyorsunuz.
Hele hele İstanbul'da bu boy otomobilin anlamı çok büyük. Her yere çok rahat parkedebiliyorsunuz. Sığmaz dediğiniz her yere sığıyor.
Müthiş bir rahatlık.
FİA 500'ü kullanınca karar verdim.
Yaşlanınca şehir içinde oturacağım ve kendime bu boylarda bir otomobil alacağım.
Hem o zaman hande beni daha çok sever.